HAMSI ON BOARD

10 Temmuz 2011 Pazar

Yemin falan etmeyin siz

“Karanlıktan korkan bir çocuğu kolaylıkla hoşgörebiliriz. Yaşamdaki asıl trajedi ;yetişkinlerin aydınlıktan korkmasıdır.”PLATO M.Ö. 427-347
Asıl Trajedi budur işte!!!
M.ö 347′den bu güne hiçbirşeyin değişmemiş olması!!!
yıl 2011
Televiyon,radyo,laptop,netbook,ipad,gazete,kuşe kağıda basılı dergi,
hiçbirşey siyah beyaz değil artık…
Gözününüzün içine sokuyorlar olan biteni…
Yok ben bilmiyordum,yok ben cahilim,yok kızım ne anlayayım,yok duymadım görmedim…
Sökmez artık…
Sizin artık cahil olmaya hakkınız yok!
SENİN (!) Hatip Dicle’nin millet vekilliği düşerse barış biter deme hakkın yok!!!
SENİN (!) İnterneti yasaklama hakkın yok!!!
SENİN (!) Biz kendi dilimizi konuşmak kendi bayrağımızı dalgalandırmak deme hakkın yok!!!
SENİN (!) Kılık kıyafet kanununu çiğnemeye hakkın yok!!!
SENİN (!) Kimseyi savaşla tehtid etmeye hakkın yok!!!
SENİN (!) Beyoğlunda ki koltuklara karışma hakkın yok!!!
HELE SENİN (!) Okula giden çocukların İstiklal Marşını,Milli birlik beraberlik duygusunu elinden almaya hiç hakkın yok…
Neden mi?
Çünkü öğrenebileceğin birsürü yer var!
Bağımsızlık mücadelesini,dedelerinin döktüğü kanları,ülkenin her karışının birlikte verdiği milli mücadeleyi,tek bir bayrak altında tek bir dil ile ırk,din,dil gözetmeden tek bir millet olalım diye,güven ve huzur içinde Tam bağımsız Türkiye olalım diye bebeğinden yaşlısına herkesin verdiği çabaları öğrenebileceğin anlayabileceğin birsürü seçenek var!!!
1923!!!
Bir gün; aynı ülkede,aynı topraktan çıkan buğdayı paylaştığınız,aynı derelerde çamaşır yıkadığınız insanlarla aranızdaki ideoloji farkına karşı değil,sizin topraklarınızda size köle muamelesi yapıp,sizin değil sadece organlarınızın ve çocuklarınızın onlar için değerli olduğu güçlere karşı Bağımsızlık mücadelesi verirken işte hatırlayacağınız tek şey bu olacak!!!
Ey Türk Gençliği!
Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk Cumhuriyetini, ilelebet, muhafaza ve müdafaa etmektir.
Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli budur. Bu temel, senin, en kıymetli hazinendir. İstikbalde dahi, seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek, dahilî ve haricî bedhahların olacaktır. Bir gün, İstiklâl ve Cumhuriyeti müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için, içinde bulunacağın vaziyetin imkân ve şerâitini düşünmeyeceksin! Bu imkân ve şerâit, çok nâmüsait bir mahiyette tezahür edebilir. İstiklâl ve Cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler. Cebren ve hile ile aziz vatanın, bütün kaleleri zaptedilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. Bütün bu şerâitten daha elîm ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler. Hattâ bu iktidar sahipleri şahsî menfaatlerini, müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edebilirler. Millet, fakr ü zaruret içinde harap ve bîtap düşmüş olabilir.
Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır! Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur!
Mustafa Kemal Atatürk
20 Ekim 1927

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder