HAMSI ON BOARD

14 Kasım 2012 Çarşamba

Orfoz Wanted Dead Or Alive

Sayın Gökhan Karakaş nadiren yapılan birşeyi; kendine ve bize iyilik yapıp; yıllardır çözülemeyen ve kısır döngü haline gelen bir tartışmayı artık görmekten sıkıldığımız için özel olarak konuşma ihtiyacı duymuş belli ki...Keşke bıraksaydık öyle kalsaydı...Bu didişmeler ve kaç yaşındaki insanların tartışmayı bilmeyen tutumlarından daraldık artık...Saygı duyduğumuz sevdiğimiz,çoğumuz yerimizde oturup atıp tutarken bu işe hayatını adamış,kitabını yazmış,peşinde koşup fotoğrafını çekmiş,bizzat elleriyle doğal hayatın korunmasına katkıda bulunmuş hocalarımız bilimsel açıklamalar yaparken kişisel fikirlerle verilen cevaplarla tartışmaya dönen konulardan artık kimse zevk almıyor...

Eğer karşılıklı konuşma yapmak istiyorsak bunu herkesin içinde yapmaya gerek yok...5 kişinin olduğu bir ortamda nasıl iki kişinin hararetli bir tartışmaya girmesi doğru değilse 6500 kişinin işinin,gücünün olduğu bir yerde ikili tartışmaya girmek de bir o kadar yanlış...

Kimseye toplum kuralı,çevre bilinci,vicdan,sevgi falan aşılamaya çalışacak değilim keza haddime de değil...

Ancak doğal hayatı korumak gönül işidir...kendimiz dışındaki canlıların da varlığına saygı duyma işidir...biz faydalanalım diye birileri doğayı sömürürken bireysel olarak doğaya teşekkür etme,minnet duyma yoludur...

Hiç birimiz köpekbalığı yüzgeci çorbası içmediğimiz için ölmeyeceğiz,hiç birimizin orfoz yiyemediğimiz için kolu bacağı eksik kalmayacak,Ne avlanmadığımız için açlıktan ölecek yüzyıldayız ne de avlanmadığımız için kalp ve damar hastası olacağız...Tekele gittiğimizde de Rakı'yı avladığımız hayvana göre vermiyorlar...

Gezegenimiz ölüyor...Ve suçlu ne troller,ne zıpkıncılar,ne scubacılar,ne de fabrika atıkları...

Suçlu birer birer hepimiziz...

Didişmeyi bırakıp sigara izmaritlerini denize atmamaktan başlayabiliriz mesela...
Ya da çöplerimizi teknelerin tepesinde rüzgarda uçup denize gitsin diye bırakmamaktan...
Her olayı,kilometrelerce yol yapıp emek harcayıp bize aktarmaya çalışan gazetecilerle didişmemekten...
Çevre koruma projelerine kulp bulmamaktan...

Sorunları ikili üçlü tartışırken düşünmek vakit kaybıdır...önce düşünüp sonra çözüm üretip çözümler üzerinde tartışmak sanırım hepimiz için daha öğretici ve keyifli olabilir...

Ve bütün bunların yanında Orfoz bilse yıllardır bu kadar tartışmaya neden olduğunu biz susalım diye kendi kendine tüketirdi zaten neslini...Çünkü İnsan hariç bütün canlılar böyledir...Biz yük taşıyalım diye dizlerinin üstüne çöküp beklerler,biz yiyelim diye oltaya gelirler,biz vuralım diye orda beklerler,biz çocuğumuzu eğlendirelim diye tutsak olurlar,uçup kaçmasın diye kanatlarındaki tüyler yolunur,tırmalamasın diye tırnakları çekilir,zıplasın diye aç bırakılır,yüzgeci kesilip denize atılır,dişleri kesilip fildişi süsler yapılır,taşlara vurularak öldürülür temizlenir artık ne yapılıyorsa yapılır,annesinden hala süt emerken ağzına çimen değimeden kesilip süt kuzusu diye pişirilip servis yapılır sofralara gelir...Biz de sanarız ki İnsanız ya(!) biz çok güçlüyüz,çok yetenekliyiz,üstün varlığız...
Oysaki doğa insanı göz açıp kapayıncaya kadar yok etme gücüne sahip çok kızdırmamak lazım ki bence haddimizi son derece aştık...Ama tabi herkes bizim için seferber olmuşken bence Tüm suç Orfozun...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder