Sayın Gökhan Karakaş nadiren yapılan birşeyi; kendine ve bize
iyilik yapıp; yıllardır çözülemeyen ve kısır döngü haline gelen bir
tartışmayı artık görmekten sıkıldığımız için özel olarak konuşma
ihtiyacı duymuş belli ki...Keşke bıraksaydık öyle kalsaydı...Bu
didişmeler ve kaç yaşındaki insanların tartışmayı bilmeyen tutumlarından
daraldık artık...Saygı duyduğumuz sevdiğimiz,çoğumuz yerimizde oturup
atıp tutarken bu işe hayatını adamış,kitabını yazmış,peşinde koşup
fotoğrafını çekmiş,bizzat elleriyle doğal hayatın korunmasına katkıda
bulunmuş hocalarımız bilimsel açıklamalar yaparken kişisel fikirlerle verilen cevaplarla tartışmaya dönen
konulardan artık kimse zevk almıyor...
Eğer karşılıklı konuşma
yapmak istiyorsak bunu herkesin içinde yapmaya gerek yok...5 kişinin
olduğu bir ortamda nasıl iki kişinin hararetli bir tartışmaya girmesi
doğru değilse 6500 kişinin işinin,gücünün olduğu bir yerde ikili
tartışmaya girmek de bir o kadar yanlış...
Kimseye toplum kuralı,çevre bilinci,vicdan,sevgi falan aşılamaya çalışacak değilim keza haddime de değil...
Ancak
doğal hayatı korumak gönül işidir...kendimiz dışındaki canlıların da
varlığına saygı duyma işidir...biz faydalanalım diye birileri doğayı
sömürürken bireysel olarak doğaya teşekkür etme,minnet duyma yoludur...
Hiç
birimiz köpekbalığı yüzgeci çorbası içmediğimiz için ölmeyeceğiz,hiç
birimizin orfoz yiyemediğimiz için kolu bacağı eksik kalmayacak,Ne
avlanmadığımız için açlıktan ölecek yüzyıldayız ne de avlanmadığımız
için kalp ve damar hastası olacağız...Tekele gittiğimizde de Rakı'yı
avladığımız hayvana göre vermiyorlar...
Gezegenimiz ölüyor...Ve suçlu ne troller,ne zıpkıncılar,ne scubacılar,ne de fabrika atıkları...
Suçlu birer birer hepimiziz...
Didişmeyi bırakıp sigara izmaritlerini denize atmamaktan başlayabiliriz mesela...
Ya da çöplerimizi teknelerin tepesinde rüzgarda uçup denize gitsin diye bırakmamaktan...
Her olayı,kilometrelerce yol yapıp emek harcayıp bize aktarmaya çalışan gazetecilerle didişmemekten...
Çevre koruma projelerine kulp bulmamaktan...
Sorunları
ikili üçlü tartışırken düşünmek vakit kaybıdır...önce düşünüp sonra
çözüm üretip çözümler üzerinde tartışmak sanırım hepimiz için daha
öğretici ve keyifli olabilir...
Ve bütün bunların yanında Orfoz
bilse yıllardır bu kadar tartışmaya neden olduğunu biz susalım diye
kendi kendine tüketirdi zaten neslini...Çünkü İnsan hariç bütün canlılar
böyledir...Biz yük taşıyalım diye dizlerinin üstüne çöküp beklerler,biz
yiyelim diye oltaya gelirler,biz vuralım diye orda beklerler,biz
çocuğumuzu eğlendirelim diye tutsak olurlar,uçup kaçmasın diye
kanatlarındaki tüyler yolunur,tırmalamasın diye tırnakları
çekilir,zıplasın diye aç bırakılır,yüzgeci kesilip denize atılır,dişleri
kesilip fildişi süsler yapılır,taşlara vurularak öldürülür temizlenir
artık ne yapılıyorsa yapılır,annesinden hala süt emerken ağzına çimen
değimeden kesilip süt kuzusu diye pişirilip servis yapılır sofralara
gelir...Biz de sanarız ki İnsanız ya(!) biz çok güçlüyüz,çok
yetenekliyiz,üstün varlığız...
Oysaki doğa insanı göz açıp
kapayıncaya kadar yok etme gücüne sahip çok kızdırmamak lazım ki bence
haddimizi son derece aştık...Ama tabi herkes bizim için seferber
olmuşken bence Tüm suç Orfozun...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder